Zehranur's profileZehra NurPhotosBlogListsMore Tools Help

Zehra Nur

Ne güzel deme, Ne güzel Yapılmış de.
Photo 1 of 4
More albums (1)

Aquarium

Loading...

My Mood Clock

Loading...
February 26

ÇİÇEKLER

ALTTAKİ LİNKİ TIKLAYIN
AÇILAN SAYFANIN HERYERİNE
İSTEDİĞİNİZ KADAR MOUSE İLE TIKLAYIP
BASILI TUTUN. 
SEVGİLERLE;ZEHRA NUR
         http://www.mailce.com/resimler/par.gif    



November 08

SENDEMİ BENİ UNUTTUN BEY!

SEN  DE  Mİ  BENİ  UNUTTUN  BEY ? 
 
  
Son günlerde, bir surat, bir surat ki gelinde,
Çayımı bile yarım dolduruyor bey.
Allah'tan kulaklarım ağır işitiyor da
Duymuyorum ne söylediğini
Ama yine de hissediyorum bey;
Beni bu evde galiba istemiyor artık
Hey gidi günler heeey.
Oğlunu bilirsin, vur kafasına al lokmayı
İki ara bir derede ne yapsın ana bu atsa atılmaz, satsa satılmaz.
Bana artık gizli gizli sarılıyor bey...
Dün akşam uyurken öptü beni biliyor musun?
Nasıl ağırıma gitti nasıl
Artık akide şekeri de getirmiyor.
Hani dişlerim yok ya, güya yerken garip sesler çıkarıyormuşum da
Çocuklar iğreniyormuş benden.
Yok,vallahi yalan bey, hiç yapar mıyım ben öyle şey?
Gelin çocuklara masal anlatmamı da yasakladı
Üstelik seninle konuşuyormuşum diye duvardaki resmini biryere sakladı
Olsun,
koynumdaki resminden haberi bile yok!
Yine de beddua edemem bey,
Oğlumun karısı, torunlarımın anası o.
Geçenlerde üst komşular geldi,
Ne konuştuklarını duymayayım diye kapıyı üstüme kilitledi.
Duymadım, duymadım, lakin hissettim.
Düşkünler evine yatıracaklarmış önümüzdeki ay beni
Ne yalan söyleyeyim epey ağırıma gitti, epey,
Ha, sen ne diyorsun bey?
Hani bir görünsen oğluna, ne de olsa babasısın,
Seni dinler.
Bu odada oturur, vallahi hiç dışarı çıkmam.
Akide şekeri de istemem.
Masal da anlatmam artık çocuklara
Ne olur ayırmasınlar beni bu evden
Yaşayamam nefes bile alamam
Sana ait anılardan uzak ne yaparım ben, ne yaparım?
Şu camın pervazında hayalin durur, çekmecelerde el izin.
Bastonun hala duvarda asılı.
İstemiyorlar beni artık, istemiyorlar hasılı.
Hey gidi günler hey
Hani diyorum bir çağırsan
Yoksa, yoksa sendemi unuttun beni bey
Sendemi unuttun beni bey?


Not; Birgün yaşlanacağımızı unutmayalım. Ve büyüklerimize bu sözleri söyletecek davranışlarda bulunmayalım.



         

 

 

May 21

ALLAH (C.C.) Sevgisini Göster.

ALLAH (CC) sevgini göster!

-------------------------------------------------------

Hadi bugün ALLAH (CC) sevgini göster.! Sevgililer günü ya bugün.

O'nun için bir şey yap ! O'na (cc) kendini beğendir bugün !

"Seviyorum" diyorsun  ya.Hadi göster sevgini..!O  (CC)  neyi  seviyor,  neyi  sevmiyor  öğren!  ve Sev O'nun sevdiklerini, sevmediklerinden uzaklaş! Ki, O da sevsin seni.

Seven elbet sevilir ama, lafta kalmasın sevgin. Hadi bugün göster O'na sevgini!..

Sevgililer günü ya bugün.. Bilirsin, seven hep sevdiğini anlatır,"Bülbülün yüz hikâyesi varmış, hepsi de gül üstüne.." Bugün, ulaşabildiğin herkese O'nu (CC) anlat! O'nu ve O'nun en sevdiğini (SAV). Telefonla, yüzyüze, kavlen ve fiilen O'nu anlat !O, sana senden de yakın olanı... O, seni senden de iyi bileni.. O, sen O'nu bıraksan da seni asla bırakmayanı.. O, en güzel sevda türküsünü, ölümsüzlük bestesini. Sevgililer günü ya bugün...Bilirsin, seven hep sevdiğini düşünür ya.. Bugün sen de hep O'nu düşün! O'nun hoşuna gidecek bir şey yap! Memnun et O'nu.. Meselâ; Şimdiye dek isteyip te yapamadığın bir emrini uygula bugün! Eğer örtülü değilsen, hiç çıkarmamak sözüyle, Bir başörtüsü al kendine!Kılamıyorsan, bugün namaza başla! Meselâ; "Kur'anı mutlaka öğreneceğim" de!Biliyorsan, öğretmek için bir talebe bul kendine! Bir ayet ezberle ve uygula onu!..Bugün bir hadis öğren ve öğret onu!.. Meselâ; bugün Sevgilini (CC) en az bir kişiyle tanıştır!Hiç tanımadığın birine selam ver! Bir yetimin başını okşa! Bir çocuğu sevindir bugün!Meselâ; İşyerine giderken O'nu hatırlatacak bir hediye götür bugün,Ya da çal komşunun kapısını,yüreğini bölüş, O'nu (CC) anlat bu vesileyle..

Bugün O'nun için birşey yap! Ama yalnız O'nun için.. Nefsini hiç karıştırma!Cennet hesapları yapma bugün, karşılık bekleme! Pazarlıksız, riyasız olsun her yaptığın.Bugün şöyle bir düşün! Sevdiklerine ve hatta sevmediklerine,Ne kadar çok vakit ayırıyorsun?.. Fanî dediğin şu dünya için ne kadar çok çalışıyorsun?.. Yarım saat sürecek bir ziyaret için, On dakika sürecek bir yemek için, mutfakta ne kadar kalıyorsun?.. Nazlıca ağlayan yavrunun sesiyle nasıl fırlarsın yatağından, o soğukgecede?.. İşverenin ay sonunda vereceği üç kuruş için nasıl kahredersin kendini?..Sınıfını geçebilmek için, iyi not alabilmek için, nasıl geceni gündüzüne

katarsın?.. Eşini, çocuklarını, anneni, babanı, nişanlını memnun etmek için nasıl daçırpınır,sın. Tüm bunlar ve senin de ekleyebileceğin dahaları için yaptıklarının,söyle, yüzde kaçını Allah için, Habibullah için yaptın bugüne kadar?..Evet bugün sevgililer günü.. Sen de buluş Sevdiğinle bugün!At kendini seccadeye, bir tövbe et, dönmemecesine.. O'nun sevmediği herşeye "elveda" de!Gözyaşların armağan olsun O'na.. Gözyaşların ve zaten O'nun olan yüreğin.. Bugün ve hergün!

April 03

Peygamber Efendimizi Niye Çok Seviyoruz??????????

Kırmızı gülPEYGAMBERİMİZ ( S.A.V ) NEDEN SEVİYORUZKırmızı gül

Alemlerin  sultanı efendisi hakikat rehberi el emin müminlerin emiri
güvenilirhakkı batıldan ayıran özelliği insanlar arasında
hakem yılmadı islam davasını anlatan yaşayan (oku rabbin için )
denildiğinde okuyan ondan mucizeler istenildiğinde şakkül
kamer ayın ikiye bölünmesi o doğarken iran,ın kisra saraylarının yıkılması
insanlar sevdi sahabe sevdi bizde seviyoruz neden mi? kuran ,ı kerimde anlatılan
kıssalar onu melekler sevdi taş sevdi  diken sevdi dağlar mağara arkadaşlarısevdi
onun yolunda ne cefalar çekildi: bunu  tüm dünyaya haykıracağız onu  anlamak onu
yaşamak apayrı bir duygudur: onun bizim gibi  eli,  ayağı, gözü, kulağı, ağzı, dili, kalbi, vardı: 
bütün insanlar gibi  anneden babadan doğmuş kundağa  sarılmış bebek  doğmuş  bazen ağlamış bazen oynamış  zıplamıştı  velhasıl  ALLAH (cc) tarafından ona üstün
meziyetler verilmiştir: fizyolojik olarak mükemmel doğmuştur:fahri kainat efendimiz: ailesi akrabası çevresi arkadaşları milleti
vardı.konuşur tebessüm eder doğruluğu dürüstlüğü adaletli olmayı severdi sevdiğive sevmediği şeyler olurdu yemek yer su içer istirahat eder  çarşıya çıkıp ihtiyaçlarını  temin ederdi. yol gösterici örnek insan bir rehber
doğruya iletici bir önderdi. ilahi nizamın son hak savunucusu tebliğcisiydi. ALLAH (cc) sevmiş bu  sevgi  uğruna alemleri  yaratmış peygamberlik vasifesini ona vermiş çeşitli  vesilelerle insanlar arasında itibarını  artırmıştır.
gençliğinde el emin oluşu kendisine verilen emanete tüm anlamıyla koruması kabe onarıldığı anda :hadis i şerifte hacerül esved ALLAH u teala tarafından  yollanacak  herkesin davet ettiği  yere gitmeyip devenin oturduğu yerde ilk cami
yapılacak akıllara apayrı bir güzellik  katacak  büyük  bir savaşı önlemiş çünkü  ilahi  dava omuzlarına bindiği zaman yine hakem olacaktı. ayeti kerimede: ( biz seni  ancak alemlere bir  rahmet olarak  gönderdik ) aynı  şekilde
ümmüydi.doğruyu  doğru zamanda doğru  bilgilere doğru  şekilde anlatırdı. kendisine soru  sorulduğu zaman teker teker anlatırdı.
cesur bir asker dirayetli  bir komutan idi. hak ile batılın mücadelesi sözden öte geçip silaha dönüştüğünde galibin belirlenebilmesi
için silahlar konuştuğunda zırhını  giyer kılıcını  kuşanıp rabbinden yardım dileyerek ashabı ile birlikte düşmana karşı savaşırdı hem cesur bir komutan olur. düşmana karşı birliğini  komuta ederdi. ordunun zaafa düştüğü zamanlarda ümitsizliğe kapılmazdı.
orduyla güzel  iştişare ederdi.
doğdu : ümmetim ümmetim dedi.
yaşadı: ümmetim ümmetim dedi.
israda: ümmetim ümmetim dedi.
huzuru ilahide: ümmetim ümmetim dedi.
can boğazda son nefeste:ümmetim ümmetim dedi.
lüvail hamd bayrağı  elindeyken:ümmetim ümmetim dedi.
mizan terazisi nin başında:ümmetim ümmetim dedi.
makam - ı -  mahmud da ümmetim ümmetim dedi.
kıldan ince kılıçtan keskin sırat  köprüsünde:ümmetim ümmetim dedi.
havza - i - kevser başında :ümmetim ümmetim dedi.
bütün peygamberler ve insanlar  nefsim nefsim diye feryat ederken ...?
cennetin kapısında ( gir ya muhammed ) (s.a.v )diye nida olunduğunda
gözleri  yaşlı boynu  bükük kalbi mahzun bir halde :
ya rabbi ;...! ümmetim ümmetim diyecektir.)
bir garip   dost...
March 04

Çalışkan Kral İle Tembel Kral

GÜZEL BİR DÜNYA İÇİN
BİR varmış bir yokmuş.Allah ın kulu çokmuş.Kimi iyi kimi kötü,kimi beyaz kimi kara,kimi akıllı kimi deli,kimi bilir kimi bilmez.İşte bu bilmezlerden biri,Kralın  bilgisizliği karşısında çaresiz kalan bilgeler üzüntü ile ayrılmışlar.İçlerinde
geçmiş zamanların birinde güzel ve zengin bir ülkeye kral olmuş.Kral hiçbir şeyi bilmezmiş,çünkü:Okumaz yazmaz,gezmez görmez,kafacığını  hiçbir şeyle yormaz,geçmişe bakmaz, geleceği göremezmiş.Bilmez kralın ülkesi cennet gibi bir yurtmuş.Ülkeyi çepeçevre saran ormanlarda binbir çeşit çiçek açar,binbir çeşit hayvan yaşarmış.Gürül gürül akan derelerde kuğular yüzer,balıklar oynaşırmış.Bağlarda bahçelerde meyve yüklü ağaçlar,tarlalarda altın başaklar ülke halkını besler; bahçesinde, tarlasında,dükkanında çalışan halk alın teri ile kazanır, mutlu bir şekilde yaşamış.Ancak bilmez kral çok tenbel olduğu için insanların çalışmasına üzülür,çalışan yorulaninsanların çok mutsuz olacağını sanırmış.Komşu ülkede ise okuyan,yazan,ülkesini baştan sona gezen, kafasını ülke işlerineyoran,geçmişe bakıp geleceği gören, çok bilen bir kral yaşarmış.Bilmez kral halkı tarafından sevilen,sayılan,bilen kralı çok kıskanırmışKendisinini ise ülkesinde sevilmediğini bilirmiş.Bundan dolayı kendisini halkına nasıl sevdireceğini,onları nasıl mutlu edeceğini kara kara düşünürmüş.Büyle kara kara düşündüğü günlerden bir gün,boyu bir karış,kakalı 7 karış cücelerini, sivri külahlı keçi sakallı dalkavuklarını, 7 cini birbirine bağlayıp üç boynuzlu keçiye bindiren cinci hocalarını toplamış.Onlara halkının sevgisini nasıl kazanacağını sormuş.Cüceler sakallarını çekiştirmişler, dalkavuklar külahlarını eğmişler,cinciler cinlerini çağırmışlar,düşünüp taşınmışlar,sonunda hep bir ağızdan 'ALTINN' demişler.Altınla herşeyi başarabilirsiniz.Herşeyi satın alabilirsiniz.Halkınızın sevgisini bile:Bilmez Kral bu düşünceyi çok beğenmiş:
Öyle ya demiş.Sevgili halkım kışta kıyamette,tarlasında,dükkanında çalışıp yorulmaz.Altınla komşu ülkeden bütün istediklerimi satın alırım.Onlar da günlerini gülüp eğlenerek geçirirler.Böylece yaşamın tadını çıkarır ve beni de çok severler.''
Vakit geçirmeden ülkenin her yanına haberciler salmış:
''Ey ahali!....Duyduk duymadık demeğin''demiş haberciler.''Kralımızın emridir!Tarlalardaki ekinler sökülecek,bağlar bahçeler bozulacak,ormanlar kesilecek,ülkenin her karış toprağında altın aranacak.''Bunu duyan ülkenini yaşlı bilgeleri ülkenin geleceğini kötü görmüşler . Acele kralın  huzuruna çıkıp el etek öpmüşler.Kralı bu düşüncesinden caydırmak için yalvarıp yakarmışlar.En yaşlı bilge:''Kralım toprak  her zaman altındır''demiş. Kralı bu söz çok eğlendirmil.Basmış kahkahayı:''Toprak altınsa sana bir avuç toprak versem bana ne verirsin,ama bir avuç altın versem herşeyini verirsin.
Yıkılın karşımdan! Siz halkımın rahat etmesini , mutlu olmasını istemiyorsunuz.''Kralın bilgisizliği karşısında çaresiz kalan bilgeler üzüntüyle ayrılmışlar.İçlerinden biri sakalını kaşımış,demiş:''Bu kral deli!....'' Hayır, hayır demiş bir diğeri:''Delininde elbet vardır bir bildiği.Ama,bunun hiç birşey bilmediyi belli!....''Kralın emri üzerine altın arayıcılar baltalarını,kazmalarını alıp tarlalara girmişler.Gökyüzüne uzanan altın renkli başakları biçmişler.Bağlara bahçalere girip meyve yüklü dalları ağaçları kesmişler.Sıra ülkeyi çepe çevre saran yemyeşil ormanlara gelmiş.Baltacıların geldiyini gören,olup bitenleri duyan hüthüt kuşu kanat çırpıp uçmuş,ormanın bin yıllık bilge çınarının dalına konmuş.Olup bitenleri başlamış anlatmaya.Bilge çınar duyduklarına çok üzülmüş.Yapraklarından yaşlar süzülmüş,çünkü bin yıllık ömründe ne böyle bir şey duymuş,ne böyle bir şey görmüş.Koca çınar ilk iş olarak ormanda yaşayan hayvanları başına toplamış:''Ey orman ahalisi!...Bir zalim bilmez Kral bizi yok etmeyi aklına koymuş.Ne yazıkki onu durduracak kimse yokmuş.Uçabilenler uçsun,koşabilenler koşsun, kaçabilenler kaçsın. Herkes başının çaresine baksın!.....''Orman toz duman olmuş.Kurtlar kuzularla,tilkiler kargalarla,aslanlar kaplanlarla,serçeler kartallarla vedalaşmış.Kanatlılar uçmuş, ayaklılar koşmu.Tümü Anka Kuşunun peşine düşüp Kaf Dağının ardına kaçmış.Olanları üzüntü ile izleyen yaşlı çınar uçamayan,koşamayan ağaçlara bakmış:''Ey, ALLAH ın ayaksız,kanatsız yaratıkları bitkiler!Ne çare ki bir bilmezin elinde yetkiler.O bilgisiz Kral bu gün bizi yok ederken,kendisinin ve halkınında geleceyini yok ettiğinin farkında değil.''Ormandaki bitkiler,ağaçlar bilge çınarı dinlerken hem kendileri için hemde geri Kralın talihsiz halkı için yapraklarından yaş dökmüşler.''Bırakın şimdi üzülmeyide birbirinize veda edin,çok az zamanınız kaldı''demiş yaşlı çınar.Ağaçlar,çiçekler,otlar,dallarbirbirleriyle nasıl vedalaşacaklarnı düşünürlerken onları hüzünle dinleyen rüzgarın içi daralmış.Bu sıkıntı ile bir ''Of!..''çekmiş.Nefesinin şiddetinden ağaçlar,otlar sallanmış,orman dalgalanmış;otlar dallar çiçekler yaprakları öpmüş.Ormanın yapraklarından dökülen yaşlar buhar olup gökyüzüne uçmuş.Gökyüzünde kocaman bir karabulut olmuş.Bilmez Kralın ülkesine son kez acı sulu bir yağmur yağmış.Ormanı kesmeye gelen baltacılar,durup dururken esen rüzgara, ormandan gelen seslere, gökyüzünde oluşan kara buluta ve aniden yağan deli yağmura şaşkınşaşkın bakmışlar.Ormanda olup bitenleri hiç anlamamışlar.Tarlalar kazılmış,ormanlar kesilmiş,bağlar bahçeler bozulmuş,altın arayıcıları ülkenin topraklarını hallaç pamuğu gibi atmışlar.Sonunda altın damarlarını bulmuşlar.Topraktan çıkarılan altın madenleri temizlenmiş ,eritilmiş bunlardan sarı sarı paralar yapılmış.Bilmez Kralın keyfine diyecek yokmuş.Bütün ambarlar altınla dolmuş.Oyunbozan küçük bir azınlığın dışında halk da durumlardan pek memnunmuş.İstedikleri herşey komşu ülkeden  alınıyormuş.Onların tek yaptıkları iş altın saymakmış.Halk hergün sevgili kralını öven şiirler,şarkılar yazıyor,söylüyor yiyip içip çılgınlar gibi eğleniyormuş.
 
Sevgili kralım sen ne hoşsun!....
Ne çıkar biraz boşsun
Biz seni çok çok severiz.
Çünkü çalışmadan yaşar,
Bütün gün eğleniriz.
Güzel giyinir,güzel yeriz
Kralımız sayesinde biz çok zenginiz.
Kralımız sen çok yaşa!...
Ne iyi ettinde geçtin başa!....
 
Ülkede yaşam tersine dönmüş.Geceleri sabahlara kadar eğlenen kadınlar,erkekler sabahtan akşama uyuyormuş.Zaman böyle eğlence ile geçip giderken dokumacı kumaş dokumayı,terzi dikiş dimeyi,hallaç pamuk atmayı,demirci örs vurmayı,nalbant nal çakmayı,çiftçi çift sürmeyi,işçi iş yapmayı,bezirgan mal satmayı unutmuş.İnsanlar çalışmadan kazanmanın, çılgınca eğlenmenin büyüsüne kapılmış.Bilen Kralın ülkesinde ise yaşam bambaşka koşullarda sürüyormuş.Halk Bilmez Kralın ülkesine mal yetiştirebimek için her zaman olduğundan daha da çok çalışıyormuş.Ama karşılığını da bol bol alıyorlarmış.İnsanlar üretmek için çalışırlarken,alın teri ile kazanmanın da mutluluğunu yaşıyorlarmış.Böylece gel zaman,git zaman olmuş.Bilenler satmış,Bilmezler almış.Bilmez Kral'ın altınları Bilen Kral'ın ülkesine akmış. Öyle bir zaman gelmişki,savırganca harcanan her şey gibi Bilmez Kral'ın altınları da kısa sürede tükenmiş.Altınları bitince çaresiz kalan Kralın aklına sonunda topraklar gelmiş.Eğlenceden kafasını kaldırıp şöyle bir ülkesine bakan Kral gördüklerine inanamamış.Kötü bir düş gördüğünü sanmış.Ne yazık ki gördükleri düş değil gerçekmiş.Toprak susuzluktan kavrulmuş, ne bir ağaç,ne bir çiçek,ne bir böcek kalmış.Çünkü yıllardan beri gökten bir damla yağmur düşmemiş.Bilmez Kral bu kuraklığa bir anlam verememiş.Bu kez cüceleri, cincileri yerine ülkenin bilgelerini çağırmış.Bu kuraklığın bu yağmursuzluğun nedenini sormuş?Bilgeler: ''Ormanlar.Kralım,ormanlar!....''demiş.Kral çok şaşırmış.birden kaşları çatılmış:''Ne ilgisi var ormanlarla yağmurların''demiş.Bilgeler hep bir ağızdan:''Ey Kral! Bilmez Kral!...Sen hiçbir şey bilmedin Bilmediğinisormadın.Ağaçlar kökleriyle topraktan suyu çeker.Sular onların dallarından, yapraklarından geçer.Buhar olup gökyüzüne uçar.Gökyüzünde oluşur küme küme bulutlar.Buluttan toprağa yağar bereketli yağmurlar.Kral duyduklarına çok şaşmış.Bilgisizliğinden,ilgisizliyinden utanmış.Ne çare ki artık yapacak birşey yokmuş.Doğanın intikamı kötü olmuş.Halk açlık ve yokluktan bıkmış.Sonunda Bilmez Kral ve halkı,Bilen Kralın ülkesine tutsak olmuş.İşte böyle bitmiş Bilmez Kral ile Bilen Kralın masalı.Masalı dinleyenler olmuş tasalı. Akıllılar tasayı koymuş tavaya.Bir iki sallayıp üflemişler havaya.Ve oturup olanları düşünmüşler.Masalın özüne kulak vermişler.O günden sonra koparmamışlar ne bir dalı, ne yeşil bir yaprağı.Hor görmemişler insanlara hayat veren kara toprağı.
 
 

Kırmızı gülKırmızı kalpZiyaretiniz için Teşekkür ederiz.Kırmızı kalpKırmızı gül

 

MUHAMMED Gülleri Gibi Kokun. 

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
Ayşe ...wrote:
May 25
nurdestesi .wrote:
Merhaba size bir armağan bırakıyorum sohbetimize her zaman bekleriz..Eğer rahatsızlık verdiysek özür dileriz sohbet sayfasını silebilirsiniz.Hakkınızı helal eder misiniz?A.e.o kib www.xat.com/nurdestesi

     
Go Large!
     

May 25
 
Apr. 21
BENDEN HAYIRLISI GELSIN

Yatsı ezanına birkaç dakika vardı. Camiye gitmek üzere son hazırlıklarımı yapıyordum. O sırada kapının zili çaldı. Kapıyı açtım. Karşımda uzun zamandır görmediğim bir dostum. Beni ziyarete gelmiş. Selamlaşıp, kucaklaştık. Buyur ettim. Çay eşliğinde uzun bir sohbet için salona geçtik.

Muhabbet gerçekten koyu idi. Nasıl geçtiğini anlayamadığımız üç koca saatin ardından misafirim geç oldu, bana müsad diyerek noktayı koydu ve kalktı. Sokağın başına kadar eşlik etme teklifime, memnun olurum cevabını verdi.

Birlikte çıktık. Sokağın başına vardığımızda Şimdi ayrılık vakti. Ben gidiyorum, ta ki benden hayırlısı gelsin inşallah diyerek elini uzattı. Kucaklaşırken, dostumun ettiği duaya alışkanlıkla amin dedim. Ve arkadaşım sokağın köşesini döndü gitti...

Eve dönerken, arkadaşımın veda sözleri takıldı aklıma. Ben gidiyorum ta ki benden hayırlısı gelsin. Düşündüm, düşündükçe ürperdim. Bu bir dua idi. İlk kez duyduğum yaman bir dua. Gayri ihtiyari birkaç kez tekrarladım. Sıcacık duygularla doldum. Bir şey tarafından kuşatılmıştım. Bütün benliğimi dolduran güzel bir şey.

Ertesi gün ilk işim arkadaşımı telefonla aramak oldu. Nedir, nereden duydun diye sordum. Bu özlü duadan çok etkilendiğimi anlayan dostum,Hz. İsa Aleyhisselam ın, Peygamber Efendimiz in geleceğini müjdelediği duaymış bu dedi. Ne güzel dua imiş! Tuttum bu duayı dedim. Güldü ve o halde hiç bırakma. Ayrıca vesile ol, başkaları da tutsun diye cevap verdi ve bana bir hayır kapısı aralayarak telefonu kapattı.

Ben gidiyorum, ta ki benden hayırlısı gelsin inşallah.

Tutmuştum bu duayı. Bırakmaya da niyetim yoktu.

İşte giden gitmişti. Hayırlı bir insandı giden. Fakat, gelmesi için dua edilen daha hayırlı kimdi ya da neydi? Bir insan? Bir haber? Yoksa yeni bir gün, yeni bir gece mi? Bir insan ise ya da bir haber, beklemeye değer. Gündüz ya da geceyse hayırlı olan, geri bırakmamaya, ihya etmeye değerdi. Tutmuştum bu duayı.

Günler günleri kovaladı, hayırlar hayırları... Dua halen zihnimi meşgul ediyor. Ben de dostumun tavsiyesine uyarak, işitmeyenlere bu duayı duyurmakla vazifeli olduğumu hissediyor, fırsat doğdukça vazifemi ifa ediyordum.

Kim bilir, daha ne kadar böyle duyulmamış sözler, dualar vardır. Ve kim bilir ne kadar yitip giden...

Unutulmuş sözler, dualar gibi yitip gitmemek için, giderken kendisinden daha hayırlısı için dua eden dostlara kulak vermekten başka çare var mı? Ve hayır dileyen bütün sözlere.

Her sabah namaz uykudan hayırlıdır diye seslenen müezzin hayra çağırır. Yanlış bir adımda kalbin derin bir yerinde uç veren sızı hayra çağırır. Hayır her adımdadır. Can kulağını açık tutana.

Ninelerimiz, evin çatısında ötüp duran kargaya,hayrola karga, hayır isen öt, şer isen git derler, karganın ağzından hayrı çağırırlardı. Dedelerimiz, ters giden, sarpa sarmış işlerini hayırlısı olur inşallah der, bir çırpıda aşıverirlerdi.

Şimdi hayra sarılıp hayır dileyenler ne kadar az. Daha hayırlısı onun için mi gelmiyor ne?
ve şimdi ben gidiyorum, ta  ki  

BENDEN HAYIRLISI GELSiN  ...

HAYIRLI CUMALAR...

Apr. 9
GÜZEL KEDİwrote:
Mar. 25
Nerdesin?
göğe baktım gözü yaşlı
yer baktım yer yaşlı
sular bugün kan tadında
eski yeni, büyük küçük, kara kızıl
tüm dertlerim burdalar
sen neredesin?

sen ve kuşlar
gözyaşının gözyaşına
benzediği kadar benziyorsunuz
vurulan bir ceylanın yavrusuna söylediği
şarkıyı söylüyor onlar
bu sabah yine kondular tel örgüye
beni acımla başbaşa bırakmadılar
sen nerdesin?

hava soğuk, dışarda kar yağıyor
her zaman ellerim üşürdü
bugün içim üşüyor
hasretin geldi, hayalin geldi
bak, kokun da geliyor
bugün Yakub oldum bre hey
ey acıların kadını
sen nerdesin?

Mustafa İslamoğlu
 
hayırlı haftasonları diliyorum arkadaşım
allaha emanet olun
Mar. 21
GÜZEL KEDİwrote:

Selamün Aleyküm ve Rahmetullah!

"Ey İman edenler !

Cuma günü namaz için çağrıldığınız vakit hemen Allah'ın zikrine koşun.

Alışverişi bırakın.

Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

Namaz kılındığı vakit, yeryüzüne dağılın da ,

Allah'ın fazlından rızık arayın.

Allah'ı çok zikredin ki felah bulasınız." [ Cum'a Süresi 9-10 ]

 

CUMAMIZ Mübarek OLSUN..
SELAM VE DUA İLE..

Mar. 19
garip garipwrote:
click to comment                                                                                                                                                                                                     click to comment                                                                                                   Öyle Bir Özlemdin İçimde

Öyle bir özlemdin içimde,
Nice saatler uykusuz,
Küf tutan yokluğun efkarlı,
Oturup en uzun gecelerde,
Suskun bekledi sarhoşluğum seni,
Gelirsin diye sabaha belki de,

Ellerinde elma şekerleri,
Çocuklar yürüdü şafaktan,
Uçurtmalarında gökyüzü nefes,
Sonu gelmez bir alışkanlıktı,
Dağıldı buluşmadan aşkta,
Aşkı yaşamayan herkes,
Öncesi yok,
Sonrasına gündüz bile karanlıktı,

Yağmur getirdi akşamlarım,
Büyüdümü ne çabuk,
Hayatta kalan yanlarım,
Düşündürdün beni,
Oysa,
Ben seni düşlerimde saklardım,
Öyle bir özlemdin içimde işte,
Bitti mi ne yazık,
Öpemediğim zaman gözlerini,
Ben aynada yansırdım,
Aynalarda ağlardım,

Yani,
Umurunda mı meselesi,
Yollara düştü hüznün cazibesi,
Kıyılarında emanet avcısı,
Yitik bakışlar donuklaştı,
Sonsuzluk mu dersin buna,
Aşk bir yalanmış ey sevdalı,
Denizlerim tükendi,
İçimdeki çöplüğe kaldı martılar,
Yüreğim boğuk,yüreğim senden saklı,

Öyle bir özlemdin içimde,
Günahsız,
                                    İçimden bana yasaklı...                                                                                    Hayirli ugurlu saglik sihhat icinde bir hafta dilerim RABBIM,den sizlere saygilarimla....    
Mar. 16
 
 

CUMA
Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı zaman, hemen Allah’ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu,sizin için daha hayırlıdır. (Cuma Suresi /9)
Cuma gününde makbul bir saat vardır. Duasını bu saate denk getiren Müslümana Allah dilediğini verir. (Hadis-i Şerif)
Özürsüz üç Cuma’yı terkeden kimsenin kalbin Allah mühürler. (Hadis-i Şerif)

Güzel söz, sadakadır. (Hadis-i Şerif)

Cumanız mübarek olsun

Sensin mahzun kalplerin sığınağı.
Sensin mazlumun âhını işiten.
Sensin zalimin zulmünü bilen.
Senin adaletindir sığındığımız.
Senin mizanındır güvendiğimiz.
Senin hesabındır tesellimiz.

Nefsimize zulmetmekten alıkoy bizi.
Senin adaletine razı olanlardan eyle bizi.
Senin adaletinin korkusuyla terbiye et hepimizi.
Adaletinin korkusuyla yumuşat kalplerimizi.
Amellerimizin tartıldığı ‘mizan’da güzel eyle akibetimizi.
Mizanında ağırlığı olanlardan eyle bizi.
Kolaylaştır sorgu sualimizi.
Sana hesap verme inceliğiyle yaşat bizi.
Hükmüne razı eyle bizi.
Zulmetmekten ve zulme uğramaktan uzak eyle hepimizi

 

HAYIRLI CUMALAR ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN İNŞALLAH

Mar. 13
garip garipwrote:
               dua edinmektedir. hareketli resimleri - islamiyazilar.com          


işte sabah...
Lal dudaklı bir sevgili zaman seni alnından öpüyor
Her şafak gözlerini açtığında yerde buluyorsun kendini
işte bi kez daha varsın
Bikez daha var edilmişsin işte
Elinden tutuyor zaman
Taze vir güne yolculuyor seni sevgili
Kendini unuttuğun yerde yeniden hatırlanıyorsun
Kendini unutturduğun demde yeniden insan oluyorsun
Uyanıyorsun ete kemiğe büünüyorsun
insan oluyorsun...
Anlaki sen kendine ait değilsin
Bir göz kapağının ardında yitebilirdin
Gecenin koynunda sevdiklerinden kopabilirdin,
Zaman nehri ayırabilirdi,beni benden canı bedenden...

Pek zayıfsın,pek kolay inciniyorsun
Seni yaralayan ne çok şey var
Kanadı kırık kuşlar önce senin kanadını kırıyor
Düşen yapraklar önce senin yüreğine hüzün düşürüyor
Hüznün için bin bir bahane var
Uçurumlar önce seni yutuyor
Hep dağların ardına savruluyorsun

Kerem seni arıyor,aslı sana özeniyor
Leyla çölde seni bekliyor,mecnun sana ağlıyor
Zaman seni senden alıyor
Sürekli uçurumlar açıyor önünde
Yangınlar sunuyor göğsüne
Dağlar dağlardan uzaklaşıyor
Kalpten kalbe çöller büyüyor
Hayır...hayır elin birşeye yetişmiyor
Parmaklarının arasında dökülüyor an
ömrün sevdalarına yetmiyor
öyle ki...
Her an ayaklarına batan cam parçası gibi kanatıyor seni
Yüreğini kanatıyor,acıtıyor

Bak vakit sabah,taze gün seni bekliyor
Ama yüklerin ağırlaşacak bil,belin bükülecek
Dünya seni çağırıyor,ömrün azalacak,zaman tenini yoklayacak,
Ruhun sıkılacak
şimdi şu halde elini eline veren,güneşi sabaha gönderen
Yağmurları alnına değdiren,sonsuz kudret sahibine
Halini arz etmeyecekmisin...
şimdi şu halde...
En ince dertlerini bilen,belli belirsiz fısıltılarını işiten
içinin ve içini bilen,sonsuz rahmet sahibinin huzuruna varıp
içini dökmeyecekmisin....

Bak seni bekliyor sevgilin...
Yangınını ona sunsan,bütün yangınlar söner
Gözlerini ona açsan,bi de onunla yansan
Alnına serinliğini dokundursan,yaralarını onunla kanatsan
Onunla ağlasan…

Ağla,ağla ki göz yaşlarına tek kanıt olsun
Ağlaki sevdalarını onun başucuna toplayasın
Aşklarını toplasın alnında
Ağlayasın,ağla!
Ağla ki kanayan kalbinden sızılar vursun yüzüne
Ellerin sevgilinin yüzüne koşsun
Dağ dağa kavuşsun
Yüzler yüzlere baksın
Sular sularda boğulsun
Yüzün sevdiğinin yüzünde kalsın
Ağla,ağla ki zaman sana kalsın
Zaman içinde kıvrım kıvrım yol olsun sonsuzluğa uzansın
Ağla göz yaşın yüzünü yıkasın
Haydi sevgiline koş,gecenin örtüsü dağılsın
şafağın saçları dökülsün,bütün küsmeler küsüşsün
Yalnız kalsın kavga kavgaya,tutuşsun,kalbinden vurulsun
Hüzün hüzne bölünsün,azalsın sıfırlansın
Ağla ağla ki,gurbet gurbeti gurbete göndersin
Ağlaki gözünün yaşı ırmağa kavuşsun

işte sabah,zamanın nehri göğsüne sokuluyor
Anlamını sende arıyor varlık
Yüzünü yüzünün ianesinde seyrediyor
Alnına RABBiN ışıklar dokunduruyor
işte seccaden alnını öpmeye geliyor
Secdeler seni uçurumlardan uçuruyor
Sevgilinin diyarına taşıyor
Anla artık anla!
Ağla hilal dudaklı bir sevgili yolunu gözlüyor
Zaman seni sensiz kılıyor
Namaz seni sen kılıyor
Namaz insanı insan kılıyor
Namaz insanı kılıyor
Namaz insanı insan kılıyor…..

Kanadı kırık kuşlar gibisin,mecnun sana ağlıyor
Bülbül seni her gün gülden soruyor
Kanadı kırık kuşlar gibisin,mecnun sana ağlıyor
Zaman seni senden çalıyor…
Ağla yüreğinle,ve ağla göz yaşın sana ağlıyor…
Mar. 13
Mar. 8
GÜZEL KEDİwrote:
Mar. 5
GÜZEL KEDİwrote:
O güzeller güzeline yüzlerce selat yüzlerce selam olsun

Cenabi Hak bir kus yaratti,bunun bir kanadi doguda ve bir kanadi ise batidadir

Basi arsin altinda,ayaklari ise yedinci kat yerin altindadir

Bu kusun üzerinde Allahu tealanin yarattiklari sayisinca tüy vardir

Ümmetimden bir erkek veya bir kadin bana salatu selam getirdigi zaman

Allahu Teala bu kusa arsin altinda bulunan nurdan denize dalmasini emrder

Kus nur denizine dalar ve kanatlarini cirpar kusun her bir kanadindan bir damla damlar

Allahu Teala bu damlalarin her birinden bir melek yaratir ve o kisi icin kiyamet gününe kadar istigfar ederler

Hikmet sahibi bir zat derki

Bedenin selameti az yemekte

Ruhun selameti günahlarin azligindan

Dinin selametide yaratilmislarin en hayirlisina salatu selam getirilmektedir

Elfu elfi selatin ve elfu elfi seamin aleyke Ya ResulAllah

Rahman cc cümlemizi sefaatindan mahrum etmesin...amin

__________________
Ya Baki Entel Baki
Allah'im!Baki Sensin,ben ise faniyim.Faniye Baki'den başka kim merhamet eder?
Mar. 3
Vatanına bayragına milletine ve namusuna sahip çık.
                            Sanalda savaş.!
Sanalda başlatılan çirkin savaş,malum kişilerce yapılmakta ve ne
idügü belli olmayan savaşın sonucunu vermektesiniz bir türlü anla
yamadım.Agızlara alınmayacak sövüp saymalar küfürler ve tehditlere varan çirkin davranışlar size ne kazandırıyor neyin yada kimin davasını görüyorsunuz neyin savunuculugunu yapıyorsunuz.Kimileri asker kimileri polis kimileri vatansever. Kimileride bir gaye bir amaç ugruna vatan sevdası ugruna vatan hainlerine en güzel cevabı vermeye çalışan gerçek vatan evlatları.
Bazı sahtekar kişiler kendilerini sanalda.Sözde  asker yada polis tanıtıyorlar işte bu tip zavallılar sahtekarlar sizlerin kimler
oldugunuzu biliyorum zamanı gelince malum kişiler adınızı ve
kimliginizi açıklayacagım.
Mehmedime askerime polisime ve vatan sever dostlarıma haya
sızca çirkin ifade ve davranışlarda bulunan sahtekar dostlar,derhal aramızdan çekilin defolun gidin.Özellikle çeşitli degişik alanlarda
kendilerini güya sözde atatürkcü imiş gibi tanıtan sahte dostlar.
sizlere bir tavsiyem var.Biraz düşünün geçmişinizi hatırlayın yada
tarihlere bakın çanakkaledeki şehitlerimizi hatırlayın onlar hangi
gaye hangi amaç ugruna orada şehit oldular işte orada yatan ruh
ları şad olsun birileri senin dedendir,yada bir yakınının dedesidir
unutma.Eger görülmesi gereken bir sevdan bir davan var ise bu
ugurda savaş bu ugurda mücadeleni yap vatanına ve milletine
sahip çık.Daha dün oskar ödülü almış sözde yazar insan safsatası
orhan pamuk denilen ermeni uşagı rum bozuntusu vatan haini
bu şerefsize sesini duyur.Daha çok degil yakın zamanlarda biz hepimiz.Hırant dinkiz hepimiz ermeniyiz diyenlere sesini duyurki
seninde kim oldugunu bilelim.Sen imralıdaki terörist başı bebek katiline sesini duyur,sen dokunulmazlık zırhına bürünmüş asıl büyük vatan hainleri ddp li vekiller ve o çete mensuplarının başılarına sesini duyur,bu eşkıyalardan canı yanan kürt kardeşlerimize sesini duyurki,geçmişde 30 000 masum insanımızın acısını unutmasınlar.Unutmayın ülkemizde 75 000
üzerinde mason var bunların çogu üst düzey bürokratlar amerika
ve israilin uşaklıgını yapanlar var,sözde hayali kürdistan devleti
kurmaya çalışanlar var,vatanımda ülkemde hainler var zaman
zaman yazıyorum vatanımın her karış topragında 90 000 daragacı
kurulsun ve vatanına milletine ihanet edenler asılsınlar.Şimdi
sana soruyorum kardeşim sen bu davanın sen bu sevdanın sen bu savaşın neresindesin.?Tufan cool wars.
                Tufan cool wars & Zorlu sevdam.
Mar. 3
GÜZEL KEDİwrote:

Mevla Bilir YA

 

Vefasiz dost icin yanma bukadar

Nankörlük beserin hamurunda var

Gördügün yarayi sen yinede sar

Kullar bilmesede Mevlâ bilir ya

Gönüller sarrafi neyler parayi 

Bilir ki sahtedir dünya sarayi

Yoksulun bagrinda binbir yarayi

Kullar sarmasada Mevlâ sarar ya

Senki bozmadikca niyetlerini

Uzatmaz kalbine seytan elini

Temiz anlindaki ter bedelini

Kullar vermesede Mevlâ verir ya

Öfkeye kapima sözü hos eyle

Kur-ân`da Allah`in buyurugu böyle

Amac ibadetse sakince söyle

Kullar duymasada Mevlâ duyar ya 

 

 

Mar. 1
visal toprakwrote:

Image and video hosting by TinyPic

Hani zaman olur ya
Geçmişe özlem duyarsın
Özlersin bir zamanları
Ve dalarsın
Gözlerin ufka bakarken;
Önünü dahi göremezsin
Benliğini ararsın derinlerde,
Özlemlerini ararsın,
Hüzünlerini
Ve hani bulmaya çalışırken kendini
Daha bi kaybolursun ya

Hani zaman olur ya
Aşkı ve sevgiyi ararsın
Bazen bir serçenin gözyaşında,
Bazen bir martı çığlığında,
Bazen küçük bir çocuğun
“anne” diye haykırışında
Ya da bir çift gözde ararsın
Hani baktıkça bakasın artar,
Hani baktıkça yılların hikâyesini
Anlatır ve dinlersin ya konuşmadan!
Ve tam buldum derken
Tekrar kaybedersin ya

Hani zaman olur ya
Kendini başkası hissedersin;
Bazen ırakta bir anne,
Filistin’de eli sapan taşlı bir çocuk,
Çeçenyada bir mücahit olursun
Kimi zaman
Karanlık sokakların kuytu köşelerinde
Hayatı yakalamaya çalışırsın
Yada bir köprü altının acımasız soğuğunda
Mutlak sonu beklersin ya

Zaman olur özgürlüğü tutsak edilmiş
Bir başörtüsü olursun,
İbrahim olur put dolu meydanlarda haykırırsın,
Namus timsali Meryem olur
İffet yoksunlarına ders verirsin
Ve bazen kendine dahi faydası olmayan
Bir zavallı olursun ya!


selam ve dua ile kızım rahmana emanet ol...

Feb. 28
GARIP KULwrote:

İlahi Aşk

Karanliğın gündüze hasret kaldığı gibi,
Gülleri görmekten çok hasret kaldim sana.

Yapayanlızım bazen, sen her yerde olsan da,
Özlemin ateş olur hasret yağmurlarında.

Bir aşk, bir sevgi doğdu gönlümün baharında
Sonbaharı, kışında, hem de yazında.

Bir başka aleme alipta götürdü,
Eskimiş kırık aynanın karşısında.

Bir aşk buldu beni, Bende beni bırakmayan,
Kanayan yarama melhem oldu gönlümde.

Bir Aşk buldu beni, aydınlatıp karartmayan,
Tebessüm belirdi yorgun düşen yüzümde.

Nedir bu yangın? Nasıl bir Aşk? Böyle bir sevada,
İlahi bir sevginin aşk mucizesinde.

Feth edilen koca bir şehrin surları gibi,
İlahi Aşkın kudreti doğdu yüregimde.

Uykularım bölündü, amansız gecelerde,
Teheccüte kalkarken şefkatli sevginde.

Mahrum etme beni Aşk’dan ey ilahi kudret,
Büyük kutsal bir Aşk’tır, sabret gönül sabret.

Kerem aslı’sına, Ferhat şirin’e kavuşsun,
Varsın bu yürek, İlahi Aşk ile kavrulsun.

bir zerre kadar aciz kaldım, senin yanında.
Yansın, bitsin uğrunda, ister hep yok olsun

İlahi Aşk… Beni benden koparıp aldında,
Divanesi oldum ıssız sokakların.

Karanlık gecelerin nurlu sabahların da,
Bana seslenir oldu tüm ezanların.

Hayyaal esselah davetin, haydi gel namaza,
Buluşmak vardı ey Aşk senin huzurunda.

Hayyaal el felah dı çağrın, hadi gel felaha
Kurtulmak vardı ey İlah senin yanında.

Dağların yorgun yamaçlarına vurdum kendimi,
Sana bir adım yaklaşıp ulaşmak için,

Kendimde tutu verdim karanlık gölgemi
İlahi Aşk, senin uğrunda ölmek için.

Alıntıdır

Feb. 25
ahmed akwrote:

"Hayır her şey bitmedi!.."



ÇİTLERİN KENARINA dizilmiş çiçekler gibi, dizilmişiz hayatın duvar kokan koridorlarına!..
Yine de biz, belki bu halimizle, evet şu halde, güzeliz efendim!..
Güzeliz, çünkü varız. Varız ve hiçbir şey bitmedi henüz.
Düş Vakitleri'nde Tarık Tufan diyordu ki:
”Ve son söz hâlâ söylenmedi.
Herşey bitmedi.
Hayır, Rabbin seni unutmadı...

Bu, kâinatın tek eskimeyen kitabından, Rabbimizden bir hitaptı. Duha’ydı. Bizlereydi...

Bir film yapımcısı olun ve gördüğünüz şeylerden kendinizce bir gösteri hazırlayın.
Çünkü, hayattan kareler gözlerimizin önüne düştükçe, ve her bakışta daha fazla kare yakalamaya çabaladıkça, işte o zaman anlaşılır gibi oluyor: Hayat ne geniş!..
Şu son soluğa kadar, öyle geniş ki...
Bugünden kareler misal...
Bugünkü filmim işte.

Ayakları sakat fakat yüzü gayet mütebessim, mutlu bir genç kız tezgâhtarlık yapıyor.
Sağlıklı iki ayrı genç kız, sohbet halindeler. Mevzu yeni alınan çantanın, kolyenin ve bluzun ne kadar yakıştığı, nelerle uyuşacağı. Bir otobüs yolculuğu boyunca bu heyecan.
Sınavlara hazırlanan küçüklerin ellerinde yaprak testler, kalemler, silgiler.
Kirlenmiş üstü başıyla gördüğü herkese elini uzatıp “Para!” diyen çaresiz meczup.
İdealleri uğruna sokaklara dökülmüş, broşür dağıtan gençler.
Mescitte kucağında uyumuş çocuğuyla Kur'ân okuyan anne.
Tüm kitaplarını okuduğu yazara son kitabını imzalatmak üzere kitapçıya gelen gencin heyecanı.
Okunan birkaç satır üstüne bir düşünce: “Ölüm, güzel!” Tıpkı Ölüm Son Değildir kitabında bahsolunduğu gibi...
Bir başka kare.. Ufacık kızına camiyi göstererek, “Bak kızım, Allah diyor!” diyen genç anne, çocuğunu severek “Kurban olurum seni yaratana!” diye ekliyor.
Anlaşılıyor ki, çocuklar çok iyi birer hediye aynı zamanda.
O'ndan gelen hediyeler...
O'na kurban olmayı, hayatını O’na hediye etmeyi hatırlatıcı belki.

Kareler birikmeye devam ediyor...
Bir hediye paketinin insanların öfkelenmelerine neden olabilmesi.
Kolsuz ve bacaksız bir amcanın ağzıyla muhasebe kaydı yapması.
Ve dahası...
Yeni tanıştığım bir ağabeyin elime tutuşturduğu ‘sabah duası.’
Yerde neşeyle zıplayan serçe.
Ve saire...

Parçasıyız biz de kent yaşamının.
Şanslıyız belki, türlü insan manzaralarına tanık olabiliyoruz.
Farkettim ki yeniden, biz yaşıyoruz!
İçimin kıpır kıpırlığı bundan olsa gerek.
Farkettim ki, işte şu duvar kokulu koridorlar, işte uçsuz bucaksız ovalar, işte okyanus, işte buzullar ve yanardağlar...
‘Bir işte...’
Çünkü
Nerede isek, hayatımızın sayacı orada geriye doğru çalışıyor.
Öyleyse,
Buradayım ve burayı seviyorum.
Yaşıyorum ve yaşamayı seviyorum!..
Çünkü biri dedi ki:
“Hayır, herşey bitmedi!..”

23/03/2007

 Rabia Nazik Kaya

selam ve dua ile canım kardeşim zehranur

Feb. 25

 

GÜL YÜZÜNÜ

Gül yüzünü rüyamizda
Görelim ya Resulallah
Gül bahçene dünyamizda
Girelim ya Resulallah (s.a.v)

Veda edip masivaya
Yalvarip yüce Mevlaya
Sefaati Mustafa'ya
Erelim ya Resulallah (s.a.v.)

Askinla yasarir gözler
Firakinla yanar özler
Mübarek ravzana yüzler
Sürelim ya Resulallah(s.a.v.)

Sensin gönüller sultani
Getiren yüce Kur'an'I
UGruna tendeki cani
Verelim ya Resulallah(s.a.v.)

Feb. 25
DÜNYANIN EN BÜYÜK GEYİĞİ
Resim

 
DÜNYANIN EN BÜYÜK ASLANI
Resim

 
 
 
DÜNYANIN EN BÜYÜK YENGECİ
Resim

 
DÜNYANIN EN BÜYÜK KÖPEĞİ
Resim

 
DÜNYANIN EN BÜYÜK TAVŞANI
Resim

 
DÜNYANIN EN BÜYÜK KELEBEĞİ
Resim

 
DÜNYANIN EN BÜYÜK FARESİ
Resim

 
DÜNYANIN EN BÜYÜK KURBAAAASI
Resim

 
DÜNYANIN EN BÜYÜK BALİNASI
Resim

 
 
DÜNYANIN EN BÜYÜK ŞEREFSİZİ
Resim

 
 
 
DÜNYANIN EN BÜYÜK BAYRAĞI
Resim
Feb. 25
Allah’ım



Evreni Onun nurundan yarattığın, bizim Seni tanımamızı borçlu olduğumuz Sevgili Peygamberimizin (asm) Sana olan engin sevgisi hürmetine, Senin Kadir, Rahim ve Vedüd isimlerinin hürmetine, yakarışlarımı katında kabul eyle. Hayırlı hedeflerimden ayrılmama izin verme.
Allah’ım Beni sürükleyip Senden uzaklaştırmaya yırtınan nefsimin ellerine teslim etme. Seni sevmekten daha büyük bir mutluluk olamaz. Lütfen Seni bana sevdir. Ruhuma her sabah bu duayı samimiyetle okumayı beni teşvik edecek bir arzu ver.
Rabbim Beni bağışlayıp, sevdiklerine dahil etmeni istiyorum.Beni karanlık ve tehlikeli yollardan geçirirken yalnız bırakmama nı, benim yanımda olduğunu hissetmemi sağlamanı istiyorum. Kusurlarımdan utanıyorum. Yalanlarımdan, bencilliklerimden, ikiyüzlülüklerimden, şükürsüzlüklerimden utanıyorum. Eğer beni bağışlarsan ve seversen, bundan daha büyük neyi başarabilirim?.

Kovulanlardan olmaktan ısrarla ve içtenlikle Sana sığınıyorum Allah’ım. Senden uzaklara düşmekten Sana sığınıyorum. Amin.....
Feb. 24
garip garipwrote:
                           
Feb. 23
ABDULBAKİwrote:
Efendimiz için bir gül de siz ekleyin 

Efendimiz için bir gül de siz ekleyin
Feb. 17
             
Feb. 3
Jan. 16

Zehranur

Occupation
Location
Interests
Örgü işlerine çok meraklıyımdır.Ve Resim Yapmaya Bayılırım.
No list items have been added yet.
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by